İstibal Baş Mimarı: İbrahim Avcı

Öncelikle İbrahim Avcı’yı tanıyalım. Kimdir İbrahim Avcı?

1978 yılında Denizli’de doğdum. 1999 yılında mimar, 2002 yılında da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Yüksek Mimar olarak mezun oldum. Yaklaşık 22 yıldır bu sektördeyim ve 2002 yılından beri İstikbal ile çalışıyorum. Daha önce tüm markaların (İstikbal, Bellona, Mondi, Gümüşsuyu ve Doqu) yönetimi tek merkezden yapılıyordu. Şimdi her markanın yönetimi ayrı ve bunlardan İstikbal lider marka.

Mimarlık mesleğini seçme sebepleriniz nelerdir? Kariyerinizde neler yaptınız?

Aslında mimarlık okumak benden çok sistemin tercihiydi. Fakat içimde hep bir tutku vardı. Ortaokulda resim derslerinde bizlere ev çizdirirlerdi. Çoğunluk önünde bahçesi olan evler çizerdi. Benim çizimim evin içi olurdu; yatak odasını, mutfağı, banyoyu yerleştirirdim çizime.

Çalışmalarınızın çoğu mobilya sektöründe. Anadolu Erciyes grubu ile yolunuz nasıl kesişti?

Sektörün farklı alanlarında uzmanlaşmış birkaç ajansta çalıştım. O kısa dönemlerden sonra uzun süredir buradayım. 500’ün üzerinde mağaza tasarladım ve planladım. Uzun süreli çalışmam bana kurumsal bir hafıza kazandırdı, dolayısıyla ortaya çıkabilecek sorunları, mağazalarımızdan gelebilecek olası talepleri öngörebiliyorum.


İstikbal’i bir ilanla buldum. En alttan başladım, şantiyeden bu pozisyona kadar hemen hemen her departmanda çalıştım. Erciyes Grubu ile birlikte markaların yönetimi ayrıştı. Bu süreç sonunda İstikbal daha yaratıcı ve lider olarak devam ediyor yoluna.
İstikbal ile resmi işlerin yanı sıra rezidanslar, ofisler ve sosyal sorumluluk projeleri; şehir için bir kütüphane, üniversite hastanesi için onkoloji bölümü gibi pek çok farklı proje yapma şansım oldu.

Mimarlık ile tasarım arasındaki fark nedir? Siz kendinizi hangi grupta konumlandırıyorsunuz? Bir tasarımcı mısınız yoksa bir mimar mı?

Aslında bu kuşaklar arasındaki bir fark. Her mimar bir tasarımcı olabilir ama değil. Tasarım kafanızdakini ne kadar iyi yansıttığınızla alakalı. Örneğin harika bir moda tasarımcısı olabilirsiniz, ancak doğru modeli veya sergilemek için doğru mekanı seçmezseniz başarı bekleyemezsiniz.


Piyasada mimar olmak para kazandırıyor, Eskiden sektörün standartları ve etik değerleri daha yüksekti. Bence temel sorun şu anda genç mezunların çoğunun uymaları gereken etik değerlerden çok, kazanacakları az parayı önemsemeleri. Ben kendimi tasarım konusunda yüksek fikirlere sahip bir mimar olarak değerlendiriyorum.

Mimari açıdan mağazalarınız için ne tarz ürünler seçiyorsunuz? Paneller ile nasıl karşılaştınız?

İstikbal mağazaları tüketim toplumunun küçük bir örneği gibi. Sürekli yenilik ve değişim yapmak, modaya uygun olmak zorundayız. Ar-Ge merkezimiz her zaman yeni tasarımlar üzerinde çalışıyor. Bazen yenilikçi yaklaşımları kabul ettirmek zor olabiliyor. Panel için de böyle bir durum söz konusuydu. Önceki süreçte duvar kağıtları ve boyalar ağırlıktaydı. Duvar panelleri ile 10 yıl önce yönetim ofislerimizden birine gri tuğladan bir duvar yaptırdığımızda tanıştık. Çok beğenmemize rağmen, maliyetler ve genel konsept/tasarımla bağdaştırmanın zor olması nedeniyle kullanmaya başlamamız biraz zaman aldı.

Kosse Stone ürünleri teknik ve estetik olarak beklentilerinizi karşılıyor mu? Panellerimizi projelerinizde kullanmaya devam etmeyi planlıyor musunuz?

Ürünlerinizden teknik ve estetik olarak kesinlikle memnunuz. Zambezi’nin sıcaklığını seviyoruz, yataklarımızın başında kullandığımız model bu. Yatak başı ölçülerimize göre üretim yaparak teslim ediyor olmanız bizim için çok iyi bir avantaj. Panelleriniz yatak mağazalarımızın 5 yıllık dekorasyon
planının büyük bir parçası. Yine de sizden yeni ve yaratıcı tasarımlar bekliyoruz! Bu güzel sohbet için teşekkür ederim. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim İbrahim Bey, sizinle konuşmak bir zevkti . Çözüm ortaklığımız ile daha da fazlasını başarabilmek için sabırsızlanıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WordPress gururla sunar | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Yukarı ↑